Cadılar Bayramı
| Cadılar Bayramı için özel olarak oyulmuş ve içine mum yerleştirilmiş bir balkabağı |
Fakat asıl Halloween akşam başladı. Günlerdir alışveriş merkezleri ve de Tv.lerde gündem oluşturan, kostümler, şekerlemeler, süslemelerle ilgiyi toplayan akşam etkinlikleriydi. Sağanak halinde yağan yağışa rağmen sokaklar cıvıl cıvıldı. Biz de diğer çocuklar gibi kapı kapı gezmek isteyen çocuklarımıza eşlik ettik. Ben olayı yakından görmek :) ve güvenlik sebebiyle peşlerinden yürüyerek, eşim de yağan yağmura ve yorulma ihtimali nedeniyle arabayla gelerek onları takip ettik. Hemen her kapıyı çalınmıyordu. Eğer kapısının önünde Halloween kabağı, lambası, iskelet, hayalet vs. bugüne dair bir süsleme varsa ve sokak kapısının, bahçenin tüm ışıkları yanıyorsa bu" kapının hemen arkasında ilginç kostümü, elinde şekerleme, çikolat, cips paketleri ile dolu kocaman bir sepet taşıyan birinin beklediği" anlamına geliyordu. Bazen 20 kişi kadar bir kalabalık aynı eve hücum edebiliyordu. Genel manzara; kostümler içinde yağmurdan ıslanmış ellerinde kovalarla sevimli çocuklar, peşlerinde her milletten anne- babalar. Özellikle bir millet ayrımı yapabilirmiyim diye ısrarla baktım ama Karayipli, İrlandalı, Arap, Afrikalı, Fransız, Koreli, Çinli (hatta bir türk aile ) aileler gördüm. Dolan kovalar annelerin elindeki büyük poşetlere boşaltılıp yola devam ediliyordu. Ev sahipleri, bir daha hiç görmeyecekleri bu çocuklar için önceden bütçelerine göre hazırladıkları çocukların hoşuna gidecek şekerleme, çikolata vs gibi paketleri sunarken, kostümlerini beğendiklerine dair onları mutlu edecek söz söylemeyi, müşfik tavırları, anne- babalara el sallamayı, sürekli tebessüm etmeyi de unutmuyorlardı. Bazı çocuklar bizde bayramlarda çocukların yaptığı gibi "pringles veren evleri işaret ediyorlar kalabalık koşarak oraya gidiyordu :) Yağmura ve günün yorgunluğuna yenik düşüp fazla devam edemesekte, çocuklarımızla beraber, yaşadığımız bu ülkenin kültürel açıdan önemsediği, günlerce hazırlandığı bir bayramı kutlama etkinliklerine katılma fırsatını bulmuş olduk. Cadılar bayramının bu toplum için ne anlama geldiğini ne kadar anlatırsak anlatalım hiçbiri böylesi kalıcı olmayacaktır.
Montreal Belediye başkanı'nın evi
.


Hayırlı olsun. Cadılar bayramını değil bloğunu kastediyorum tabii ki. Sayende Kanada bizim için gitmesek de görmesek de görmüş kadar olduğumuz bir ülkeye dönüştü. Face'de paylaştığın eski yazılarını ve yenilerini de merakla bekliyorum.
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. Elbette yazılanların, gözlemlerin bir bakış açısıyla yansıtıldığı, görünmeyen diğer yüzlerinin olduğu unutulmamalı. Face arkadaşlarıma aynı şeyleri okumak bir eziyet olacak ama en azından tez bitene kadar eskiye rağbet olacak gibi.
Silİlk ben yazdım. Hatta ikinci de ben yazdım. :)
YanıtlaSil:)
SilGeriye kaldı 5 milyar 999.999 kişi :) Onlar da yavaş yavaş gelirler.
YanıtlaSilher bir yorumda robot olmadığımı kanıtlamak istemiyorum :) mümkünse bu soruyu kaldır. Hem robot niye yorum yazsın ki :) Şu google da bir alem yani :)
YanıtlaSilFormatla alakalı bir durum olduğunu düşünüyorum. Gmailden gönderilenlerde sıkıntı olmadığı söyleniyor.
SilEmeğinize sağlık. Çok faydalanıyorum. Blog düşüncesi de çok yerinde olmuş
YanıtlaSilİstifade etmenize memnun oldum. Sürdürülebilirliği önemli. Devam edebilmak ümidiyle...
SilYaşasın blogcu kardeşliği. Hoşgeldin blog dünyasına zeynep abla. İyi ki de geldin
YanıtlaSilYeni girdiğim bu dünyada daha tam olarak neler olduğunun farkında olmasam da, diğer ülkelerden gelen mesajlara bakarak bu emr-i vakiyi yapanlara ( elbette sana )teşekkür ediyorum. Hoş geldim herkesi herşeyi hoşbuldum.
SilNeden daha once blog yazmayi dusunmedigini sorguluyorum su anda. Eline saglik, cok eglendim okurken.
YanıtlaSilBeğendiğine sevindim eğlendiğine de. Gezdiğim her ülkeden döndüğümde o ülkeyi tanıtıcı yazı yazmaya karar verir, dönüş uçaklarında genelde cümleleri ve hangi fotoları ekleyeceğimi düşünür ama günlük hayatın yoğunluğunda ihmal ederdim. Devamlılığını başarabilirsem sadece anlatmakla yetindiğim anılarım kaybolup gitmeyecek. Çünkü söz uçar yazı kalır
Sil